Şu Data’yı Anlamlandırsak da mı Saklasak…

Data’yı elde etmek, datayı saklamak, datadan faydalanabilmek…

Web 4.0 (Nesnelerin İnterneti) Çağını son sürat yaşıyor ve Web 5.0 için de hazırlıklara devam ediyoruz. Teknoloji geliştikçe pazarlamacıların işleri de daha komplike bir hal alıp iş yoğunluğundan dolayı zorlaşıyor. Bu nedenle Data açık ara çok değerli olmaya başladı… Özellikle datayı anlamlandırıp konsolide edilmiş datayı pazarlama aktivitelerinizde kolayca kullanabilmenin değeri paha biçilmez…

Yeni çağda en değerli firmaların uçsuz bucaksız dataya sahip olanlar ve bu datayı iyi işleyip anlamlı pazarlama aksiyonları sunanlar olduğunu çok net gördük, görmeye de devam ediyoruz… Facebook, Instagram, Google ve What’s App gibi en karlı teknoloji firmalarının en büyük özelliği “kullanıcılarının envayi çeşit datalarına sahip olmaları” desek pek de abartmış sayılmayız… Esasen bu milyar dolarlık firmaların en büyük özelliği sadece bu datalara sahip olmaları değil bu dataları performans ve branding kampanyalarında da son derece başarılı kullandırabilmeleri… Yani datayı anlamlandırıp bu datayı pazarlama servisleriyle kusursuz match edebilmeleri… Teknoloji çağı, bundan sonraki dönemde de en değerli firmaların sahip oldukları datayı koruyan ve bunları pazarlama faaliyetleri alanında en doğru şekilde anlamlandırıp kullanabilenler olacağına işaret ediyor…

Dünya ekonomileri eski büyüme oranlarına artık eskisi kadar rahat erişemiyorlar… Amiyane tabiriyle ” Ekmek artık Aslanın Ağzında Bile Değil Bilakis tam da Midesinde…” Bunun altında yatan bir sürü sebep var muhakkak ama en majör etkenlerden birisi de dijital uygarlığa geçiş süreci… Firmalar, kurumlar, organizasyonlar, devletler köklü bir dijital dönüşümün eşiğinde… Bu eşik giderek dijitale ayak uyduran ve dijitale ayak uyduramayan diye çok basit iki sınıfı otomatikman doğurdu bile… Dijital dönüşüme ayak uydurup alt yapısını, hizmetlerini ve hatta satış organizasyonlarını dijitalleştiren çoğu firma karlılığını da büyütebilme şansını yakalayabiliyor. Bu dönüşüme ayak uyduramayanlar için pek de iyi haberlerimiz yok maalesef, günden güne küçülüp kaybolup gideceklerinden emin olabilirsiniz… Biz bugün dijital dönüşüme baş koymuş, bu süreci içselleştirmiş ve de çoktan hayatına entegre etmiş firmaların yola nasıl devam etmeleri gerektiğine değineceğiz…

Dedik ya yazının en başında datayı oluşturmak (elde etmek), saklamak ve bu datadan faydalanabilmek diye işte burada bir çok firmanın sıkıntı yaşadığı konu datadan faydalanabilme ve anlamlandırabilme hususunda… Evet data var ama bu datayı anlamlandırmada ve de bu datayı efektif şekilde kullanabilmeyi becerebilmekte çoğu firma ne yapacağını bilmez durumda… Hele bir de ekonomik şartlardan dolayı reklam harcamalarının da eskisi kadar yüksek bütçelerle olmadığını düşünürsek o zaman nasıl bir pazarlama faaliyeti izleyeceğiz de başarılı bir şekilde şirketimizin hedeflediği satış hedeflerine ulaşabileceğiz… Sadece satış hedeflerine ulaşmak da yetmez ikincil seviyede müşterilerinizi anlayıp, nelerle ilgilendiklerini bilip onlara gerçekten ihtiyaç duydukları ürün ve servisleri sunmazsak uzun soluklu kalıcı bir satış hedefi tutturmaktan da bahsedemeyiz.

İşte artık dönem web sitenizi tam manasıyla mercek altına alıp sitenize gelenleri doğru şekilde analiz edip onların gerçekten ilgilendiği ürünleri onlara direk ve hatta yeri geldiğinde bazı avantaj ve fırsatlarla sunma vakti… Bu analiz ve iletişim size satış olarak geri döneceği gibi bir sürü memnun müşteri profili de oluşturacak. Memnun Müşteri Profili = Yükselen Ciro ve Satış Grafiği = Customer Data Platform (CDP)

CDP servisleri bize tüm müşteri profillerinizi konsolide edip sınıflandırmaya ve sınıflandırılmış bu profillerin datasını hem pazarlama hem de dijital reklamcılık aktiviteleriyle buluşturup pazarlamacıların işini inanılmaz derecede kolaylaştırmaya yarıyor…

Satışa sunduğunuz ürünlerle ilgilenen kişileri, ilgili ürün adı başlığı altında toplayıp akabinde sadece ilgili ürünü ilgili kişilere pazarlamacıların tercih ettiği platformlardan gösterebilmeyi başaran bir platform olsa süper olmaz mı? İşte CDP bunu kusursuz bir şekilde başarıyor. Opt-in olan kişilere K.V.K.K’nun tüm hüküm ve yaptırımlarına da bağlı kalarak email gönderimi, push notification gönderimi, SMS gönderimi de yapabiliyor. Gönderimlere verilen tepkilere göre customize şekilde bir dizi kurallar silsilesi oluşturarak satışı gerçekleştirene kadar tüketiciyi sıkmadan takip edebiliyor. Satışı sonrası takibi bırakıp aynı kullanıcının ilgilenebileceği başka ürünlerle alakalı iletişime geçiyor. Sizi sizden daha iyi tanıyor ve Sosyal Medyada Re-Marketing listelerinizi minimum sınır sayısı gözetmeksizin istenilen sayıdaki az ve öz kişiye gösterebiliyor. Sadece Sosyal Medyada da değil GDN, Google Ads, Programatik Satın Alma kanallarından da reklamlarınızı koşmaya hazır hale getiriyor…

E-Ticarette satın alma kararlarını duygusal manada teşvik eden alert sistemleriyle satışı sonlandırmaya teşvik ediyor… Pazarlama Otomasyonu, Pazarlama Analitiği, Müşteri Deneyim Analiği ve Reklam Analitiğiyle entegre hizmet verebilen CDP servisleri özellikle 2019 yılı başından bu yana İngiltere ve Amerika’da son derece popüler ve kendinden çok söz ettiriyor.

CDP servis hizmetini GMP (Growth Management Platform) ile karıştırmamak lazım. CDP’ler gerek hizmet çeşitliliği gerekse de içlerinde bulundurdukları default servisler sayesinde 4 kat daha efektif olmalarının yanı sıra bir dizi “cost saving” barındıran pazarlama hizmetleri de içeriyorlar..

İnternette pazarlama üstüne makale okuyanlar özellikle son zamanlarda yurtdışı menşeili bir sürü CDP vs. DMP yazısına da denk gelmişlerdir. Ben bu konuyla alakalı görüşlerime bir evvelki yazımda değinmiştim… İsteyenler aşağıdaki linkten okuyabilirler…

https://www.linkedin.com/pulse/cepteki-1-ku%C5%9F-mu-yoksa-daldaki-10-%C3%B6mer-g%C3%BCran/

Kısaca özetlemek gerekirse özellikle ekonomik açıdan sıkışık dönemlerden geçen ülkelerde CDP kullanımlarının artış gösterdiğini çok açık bir şekilde görüyoruz. Ülkemizde bu tip teknolojiler henüz yavaş yavaş kullanılmaya başlıyor. Müşterisini tanımak isteyen, onları anlamlı bir şekilde ilgi alanlarına göre sınıflandırıp sonrasında da bilindik mecralarda çok rahat reklam yapma şansını sunan ve de hali hazırda içinde barındırdığı default bazı servislerle (sms gönderimi, e-mail gönderimi, push notification gönderimi vb.) firmalara tasarruf da yaptıran CDP servislerine olan teveccüh ve ihtiyaç hızla artacaktır diyebiliriz.

Son tahlilde CDP’leri MarTech ve AdTech işlerini bir arada yapabilen birleşik bir platform olarak görebiliriz dersem pazarlama profesyonellerine de anlamlı bir tüyo vermiş olurum diye düşünüyorum. Hatta bu 2 kavramı başarılı şekilde yapabilen CDP’lere bu yüzden MadTech şirketleri de diyorlar… Bu çılgın teknolojinin ülkemize de damga vurup önümüzdeki 5 yıl içinde şirketlerin en büyük pazarlama silahı olacağına kesin gözle bakılıyor…